6/10/2009 - SPEKÜLATÖRLERE KARŞI ŞİİRİ SAVUNMAK

muraterol. hece. eylül.2009
CELÂL FEDAİ-SPEKÜLATÖRLERE KARŞI ŞİİRİ SAVUNMAK- ŞULE YAYINLARI
Bir şairin, şiirin yavaş değişen gündemine ilişkin bir dertleşmesi diyebiliriz Celâl Fedai’nin kısa sürede iki baskı yapan Spekülatörlere Karşı Şiiri Savunmak kitabı için. 135 sayfalık kitap, 13 yazıdan oluşuyor. Bunlar arasında Celâl Fedai ile yapılan bir söyleşi ile Fedai’nin İsmet Özel’e yazdığı iki mektup da bulunuyor. Metinleri kaleme alan şairin, şiir adına taşıdığı kaygılar adına giderek sertleşen bir üsluba kaydığı, şiir ortamına ilişkin bakışının ise kitaba özel olarak duygusal tepkilerden oluştuğuna dair bir kanaat oluşuyor. “Duygusal tepki” derken bunu olumsuzlamaktan öte, yapılan uğraşı ile kurulan irtibata dair bir olumlama olarak anlamak gerekiyor. Zira Fedai, kendi dünyasını ortaya koymaktan, kendi özeleştirisini yapmaktan ve en önemlisi şiire dair taşıdığı kaygıların altını net olarak çizmekten çekinmeyen bir üslupla kaleme almış kitaptaki metinleri. Celâl Fedai’nin şiire ve şiir ortamına dair taşıdığı kaygılara zaman zaman sert tepkiler vermesini, ben onun bu çabaya verdiği özen ile eşdeğer görüyorum. Samimi bulduğumu ifade etmeliyim. Ancak eleştirdiği kimi isimler gibi argonun tuzağına (birkaç kelime ile de olsa) düşmemesini isterdim. Zira edebiyatın edeb’ini ıskalayan edebiyat, kendi ölümünü kurgulayan, yine Fedai’nin de eleştirdiği katı bir “ben” ortaya koyarak “aslını inkar” eden, gündeme gelme hırsıyla bugünü işgale yeltenen ve aslolanı unutan güncel bir çaba olarak kalmaya mahkum. Bu sebeple dominant olmaya çabalayanlara, onlar gibi cevap vermek onların çabalarını onaydan başka bir anlama gelmez. İlk bakışta kitabın poetik metinlerden oluştuğu sanılabilir, ancak kitabın poetik bir tavır sonrasında ortaya çıkan metinlerden oluştuğunu söylemek daha doğru olacaktır. Ancak kitap bir şahitlik anlamı taşıyor. Şairin, özelde yaşadıkları yanında, dönemin edebiyatına dair şahitliklerini görüyoruz. Yazarın veya şairin, dönemine ilişkin görüşleri döneminin fotoğrafını çekme çabası olarak mutlaka önemlidir. Bu bakımdan Celâl Fedai’nin çabasını anlamlı görmek gerekiyor. İnsanı şiir okumaktan bile uzaklaştıracak bir edebiyat ortamının olması, belki her dönem karşılaşılan durum. Son dönem özellikle şiir çevrelerinde kaybolan irtifayı da göstermesi, edebiyatın ve şiirin geldiği nokta itibariyle can sıkıcı. Ancak tekrar belirtmek zaruretiyle karşı karşıya kalıyoruz: Eleştirilen tavra düşme tuzağı her zaman bir tehlike olarak varlığını koruyor. Celal Fedai’nin İsmet Özel “şahitlikleri” de ilginç. İsmet Özel artık omuzların yaslandığı sağlam bir duvar, adının anılması ile dahi alanlar açıyor. Bunun istismar örnekleri ve bunların dereceleri ayrı bir inceleme konusu. Celâl Fedai’nin dediği gibi herkesin bir İsmet Özel’i var. Fedai’nin İsmet Özel ile bir dönem yoğun bir arada oluşları sonrasında kaleme aldığı metinler, İsmet Özellerimiz dışında bambaşka bir İsmet Özel olgusunu karşımıza çıkarıyor. Bir İsmet Özel miti yarattık. Herkes kendi İsmet Özel’ini öne sürüyor kendi alanını açmak adına. Celal Fedai’nin cümlelerini biraz da buradan okudum. Belki defterlerde saklı kalacak mahremiyette olan bu metinlerin okurun da şahitliğine sunulmasında bir önceki cümlenin kaygısını görmek gerek. Yazarken bile üslubunda bariz bir İsmet Özel etkisi göze çarpan bir insanın, bu noktaya nasıl geldiği edebiyatın hangi yönüyle ele alınabilir bilmiyorum. Ama İsmet Özel’in bir ceviz ağacı gibi çevresinde başka şeylerin büyümesine müsaade etmediği benzetmesini yine şairin kendisi ve diğer örnekler bilir ancak. Sanıyorum kısa bir süre sonra İsmet Özel konusu edebiyat gündemimizde farklı yansımaları ile daha fazla yer alacak. Son olarak, Celal Fedai’nin farklı şiir anlayışları geliştirme çabalarına karşı kestirmeden lafı kesme çabası yerine, farklı bir üslupla konuları ele almasını ve bunlara ilişkin görüşleriyle kendi şiir anlayışını öne sürmesi beklediğimizi ifade etmeliyiz. Spekülatörlere Karşı Şiiri Savunmak aslında edebiyatın özelde şiirin yapısal sorunlarına karşı eleştirel bir bakış ortaya koyarken, belki biraz sert bir üsluba bürünebiliyor ama bunu mazur görüyoruz. Zira şairin şaire edebi tavrından dolayı küfür etmesinin edebiliği ve edepliliği tespit edilmelidir. Özel hayatların ve mahremiyetin ihlal edildiği bir “edebiyat”tan bahsedeceksek bunun yeri dergiler, alanı da edebiyat değil.
|