2/5/2009 - DÜNYA BİZİM
DÜNYA BİZİM Murat EROL HECE DERGİSİ MAYIS 2009 Bir tanıtım yazısı yazmak için, tanıtılacak olan şey ne ise ve hangi alanda ise mutlaka önem bahsine yer verilir. Ne, neden önemlidir? Bu tanılan şey neden önemlidir? Böyle başlar bir tanıtım yazısının ilk cümleleri. Mesela: Çağ bir hız çağı ve insan adeta hızı elde etmek çabasında. Yavaş bir zamandan hızın ve hırsın çağına o kadar geçtik ki, bunun hızı bile anlatılmaz. Eskinin haberleşme metotlar, günümüzde birer birer nalları dikerken, gelişen teknolojiye paralel yeni yollar ve yöntemler hızla icat ediliyor. Zaman, internet çağı. Haber ve enformasyonun maksimum sınırlarının an an maksimumluğunun genişlediği bir çağ. Enformasyon bombardımanına tutuluyoruz (Burada Nabi Avcı’nın süper icadı “enformatik cehalet” bahsine de girilebilir. Ama ben girmeyeceğim.). Televizyon ve internet, haber ve iletişim yollarını birer birer sorguya çekiyor. İnternet ise her geçen gün televizyon ve gazete karşından alternatif bir haber kaynağı olma yolunda. Bunun önemi, tekelleşmelerin karşısında ciddi bir fırsat taşımasında yatıyor. Gazetelerin batacağını iddia ediyorum. Ya günlük yorum ve özel haber formatına geçecekler ya da bu halleri ile birer birer batacaklar. Bir üçüncü “ya da” ise, kırk milyonluk Türkiye’de toplam üç milyon küsur gazete satışı vardı, yetmiş bir milyon nüfus içerinde yine aynı, yüz milyon olacağız ama toplam gazete satışı yine aynı kalacak. Varsın kalsın. Zaten bu halleriyle pek iç açan halleri de yok. İnternet bahsinde ise günden güne gelişen bir güven anlayışı var. Haber siteleri artık kaçamak güreşmiyorlar, künyelerini ortaya koyuyorlar, adlarını bir markalaştırma derdinler. İyi de ediyorlar. Bu tarz bir girişe alternatif olarak ya da devam olarak mesela şu bahse girmek mümkün: Günlük –biraz da iş gereği- tüm gazeteler, onlarca (sanıyorum 100’e yakın) haber ve yorum sitesi gezinen biri olarak nefeslenebileceğim bir sitenin özlemi içinde olduğumu itiraf etmeliyim. İyi sitelerim var, ancak bir tıkanma mıdır, bir sıradanlaşma ve sıradanlaştırma mıdır bilmiyorum, artık girip şöyle bir bakasım az geliyor. Gazetelerin günlük dergi olması, dergilere dönüşmesi hasedi yıllardır içimde. Bunu nasıl paylaşabilirdim ki, bu tüm gazetecilik ve habercilik yaklaşımlarına tersti. Tam aksine biraz yoruma kayan gazetelerin gazeteciliği nakıs bulunmuyor mu? Bulunuyor, ama olsun mesela kültür sanat, edebiyat konularında bir gazete… Bu devam cümleleri ardından şöyle devam etmek mümkün: Haber siteleri adeta anlık güncelleme yaşıyor. Hızın ve çağın mantığını ele veren bir yansıma. Kültür sanat siteleri ise, bu hız ve hız talebi içinde gittikçe durağanlaşan, ya da kopya haberler ile gündemlerini meşgul eden bir haldelerdi, ya da buna kayıyorlardı. Hazırlıklar tamam. Şimdi asıl mevzuya gelelim: İşte böyle bir ortamda son birkaç aydır “sık kullanılanlar”ımda eklenen bir site var: www.dunyabizim.com. Günlük keşmekeşin ve hızın içinde, adeta nefeslenme yeri oldu. Genç arkadaşların gayretleri, genç-yaşlı, kadın-erken, şair-öykücü, internet bilir-bilmez herkesi gündemine aldı, herkesi okuru yaptı. Dunyabizim bir kültür sanat ve edebiyat haber-yorum sitesi. Önemli olan da bu değil mi? Klavyesini önüne alan görüşünü yazma cesaretini gösteriyor. Üstelik internetin en orijinal reaksiyonu karşımıza çıkıyor: Anında okur yorumları. Burada bazı arkadaşların gayretlerinin vurgulanması, yazının hedef kitlesinin somutlaşması, anılan isimlerin teşviki, bu yazının etkinleşmesi açısından iyi olacak. Mesela bu isimlerle aramızda bir sanal kardeşlik bağı kurulabilir: Başta Asım Gültekin olmak üzere, Zeki Bulduk, Cesur Küçük, Yakup Öztürk aklıma gelen isimler… Her geçen gün yazar kadrosu, konu alanı genişliyor. Biraz da sitenin içeriği hakkında bilgi vererek bahsi kapatma zamanı: Site aslında Asım Gültekin’in yıllardır severek okuduğum Beyaz Haberler haberciliğinden derin izler taşıyor. Ama buradan bir kadro var ve yorumlama ve ortaya bir yazı koyma çabası var. Sitenin bir “beyaz haberler” sitesi olduğunu söyleyebiliriz. İnternet havasına uygun olarak sıkmayan, kısa yazılardan oluşuyor bölümler. Menü kısmında: Önemli Adamlar, İyi Müzikler, Kalite Dergiler, Baba Kitaplar, Sivil Aktiviteler, Ne Yapıyor?, Sinema, Konuşa konuşa, Olsa Keşke, Yalan Haber, Dünya Gençleri, İyi Haberler, Polemik, Güzel Mekanlar, Ç-alıntı, Gezi Notları, O Şimdi Nerede?, Mizah, Radyo Haberleri, Yeni Şeyler, Dernekler Masası, Gidenler, Ayrıntı Defteri, Kutlu Doğum başlıkları bulunuyor. Beğenerek okuyorum. Artık günlük olarak bir haber sitesine nasıl bakıyorsam, son dakika gelişmelerine bakıyorsam, dunyabizim’e günde en azından bir kez bakma gereği duyuyorum. Müzik yazıları, Ne yapıyor gibi başlıklar ilgimi çekiyor. “Ne okuyor” gibi başlık zaten haberler arasında gezinirken cevap buluyor ama “yalan haber” başlığı yerine bu olsa daha iyi olur diye düşünüyorum. Güzel dilek kısmı: Sitenin gerçekten zamanın ihtiyaçlarına ve diline göre dizayn edilmiş olması önemli. Edebiyat adına, kültür adına takındığımız tavır bu değerlerin dar alanda kısa paslanmalara doğru yol almasına neden olabiliyor. Edebiyatını ya da kültür etkinliğiniz siz de kalsın, ama bunlardan bahsederken internet üzerinde farklı bir model üzerinde neden durmayız? Çünkü internetten okumak, okumak sayılmaz mı? Neyse, dunyabizim.com şu an için emsali olmayan güzel bir model. Gençlerin (“biz yaşlılar” diye bahsedemeyeceğim. Orada dururum tabii ki) ilgisini diri tutacak, sahih bir bilgiye, edebiyata ve sanata ulaştıracak güzel bir yol. Arkadaşlarımın başarılı olunmasını dilemiyorum, başarılı oldular. Başarıyı daha ileri götürmelerini, kaliteyi daha da artırmalarını diliyorum.
|