BU GEMİN KİMİN YA DA DEĞİŞİMİN VE YERLİ KALMANIN SINIRI

2012-11-14 12:12:00

BU GEMİN KİMİN YA DA DEĞİŞİMİN VE YERLİ KALMANIN SINIRI Murat EROL   Milletler, tarihleri ile bağlarını ya gerçek ya da uydurdukları kahraman(lık)ları üzerinden kurmaktadırlar. Hatırlama, şimdiki zamanda etki doğurduğunda tarih de hareketlenmektedir. Diğer türlü tarih ya da kahraman figürleri, yaşadıkları dönemde kalmış ve dönemi dışında bir etki alanına sahip olamamış olacaktır. Tarihin kesintiye uğraması ve sabitlenmesi anlamına gelir bu. Bundan dolayı ortak kültürden, millet olmaktan ve bir medeniyete mensup olmaktan da bahsedilemeyecektir. Hatırlamalarımızın kimliklerimize katkısı, hatırladıklarımızla hareket ettiğimizde doğacaktır. Hatırladıklarımız ve bunlarla hareketimiz bize bir kimlik kazandıracaktır, kazandırmaktadır. Uygulama biçimleri açısından eleştirilecek birçok yönü olan bu konuyla ilgili olarak Atinalılar da bir çaba içerisine girişmişler. Atinalılar Theseus isimli bir kahraman figürü uydurup yüzyıllarca onun kahramanlıklarını anlatıp durmuşlar, üstelik bununla da yetinmeyip onun adına şiir ve destanlar da yazmışlar. Theseus, Dor ırkının kahramanı Herakles'in örneği üzerine Atina'da uydurulmuş bir kişidir. Efsanesi de Herakles efsanesinin motifleriyle bir araya getirilmiş, bu yakıştırmalara Atina'nın ülkülerini yansıtan kişisel ve toplumsal bazı temalar eklenmiştir. Atinalılar Theseus'u efsanelik değil de tarihsel bir kişi sayarlarmış. "Theseus'suz hiçbir şey yoktur" sözü Atina'da özdeyiş olmuş. Böyle bir kahramanmış Theseus. Aigeus'la Aithra'nın oğlu olduğu kaynaklarda yazılı, ancak asıl babasının Aigeus değil de, tanrı Poseidon olduğu da ileri sürülürmüş. Theseus kral babası hayattayken de, kendisi kralken de çok sayıda kahramanlık göstermiş. Atinalılar kahraman olduğu kadar akıllı olan Theseus... Devamı

POSTMODERN PARÇALANMAYA KARŞI BÜTÜNSELLİK, TUTARLILIK VE YERLİLİ

2012-11-14 12:07:00

POSTMODERN PARÇALANMAYA KARŞI BÜTÜNSELLİK, TUTARLILIK VE YERLİLİK Murat EROL GİRİŞ Teorik olarak tartışılan bir konuda, postmodernizm konusunda, Türkiye kadar uygulama örneği sunan başka bir ülke var mıdır, bilemiyoruz. Türkiye’de biz, daha çok teorik bir orijinalliği tespit etmek yerine, daha çok deneysel uygulama alanı olduk. Konuyla ilgili teorik bir arkaplana sahip olunmadan bilinçsizce yapılan her fiil kadar, bilerek bu deneye malzeme taşıyanların durumları hakkında yapılacak çok yorum var. Bilinçsizce bir deneye malzeme olan, malzeme taşıyanların durumları nisbeten hafifletici sebepler taşımaktadır. Fikir ve edebiyatımızın irtifa kaybetmesinin altında yatan temel nedenleri postmodernizm üzerinden anlamaya ve açıklamaya çalışacağım.   Postmodernizm bize aradıklarımızı “tam da buldum işte” hissi uyandıran, cezbesi veren, kanaati oluşturan bir hakikatti bulamama durumudur. Çünkü bulma imkanınız sahip olduklarınızla beraber yoksa, “bulmuş gibi” yapma imkanınız, “bulmuş gibi” inandırma, düşündürme imkanlarınız var, postmodernizm kendi refleksini böyle gerçekleştirir. Parlak bir tespit ile ifade etmek gerekirse; öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, deneyimlediğimiz hakikatler çok yeni ve sanki ilk kez deneyimleniyormuş hissini aşılıyor bize (Sarıbay). Bundan dolayı postmodernizm kendisi de dahil olmak üzere bir takım bilgiler, söylemlerin heyecan doğurması ilk kez yaşanıyor, ilk kez söyleniyor, ilk kez biliniyormuş hali karşımıza çıkmaktadır.   Diğer taraftan postmodernizmi zamanın doğal akışı olarak kabul edip, bundan kaçmayı, bunu aşmayı saçma gören bir mantık, ne olup bittiğinin farkında değildir. Postmodernist kuramcıların fikirlerini beri tarafa taşımayı zamanın ruhunu okumak, bu fikirleri edebi ... Devamı

HECE'NİN KEMAL TAHİR ÖZEL SAYISI

2012-01-20 16:35:00

HECE'NİN KEMAL TAHİR ÖZEL SAYISI   Türkiye’nin Ruhunu Arayan Aydın Kemal Tahir   5 Hasan Aycın/Çizgi   14 I. Bölüm: HAYATI, KİŞİLİĞİ, DÜŞÜNCESİ (1-209) Vefa Taşdelen/Kemal Tahir’in Medeniyet Anlayışı   15 Şaban Sağlık/Kemal Tahir’de Kavramsal ve Eleştirel Düşünme Yöntemi   26 Necip Tosun/Kemal Tahir’in Yazar ve Düşünür ‹mgesi   46 Kenan Çağan/Kemal Tahir’in ‹deoloji, ‹ktidar ve Yakın Tarihe Bakışı   59 Ali Emre/Doğu, Batı ve Türkiye: Kemal Tahir’in Jeopolitik Bakışı   83 Esat Pınarbaşı/Bir Batılılaşma Macerası: Kapitalistleşme   97 Lütfi Bergen/Yerlilik Ekseninde Kemal Tahir   109 Seçkin Sevim/"Kişinin Dramı"na Karşı "Toplumun Dramı"   131 M. Murat Özkul/Kemal Tahir’in Osmanlılığı: Mitos ya da Gerçek   145 Ali K. Metin/Yerli Düşüncenin Demokrasi ve Kemalizmle ‹mtihanında Kemal Tahir’in Yeri   157 Özlem Fedai/Kemal Tahir’in Gözünden Millî Mücadele Yılları Anadolu’sunda Yozlaşma ve Çürüme   165 Murat Erol/Kemal Tahir’in Devlet-Millet Düşüncesi: Beylikten Devlete Aşiretten Millete Gidişin Anadolu Hali   173 Hilmi Uçan/Kemal Tahir, Eğitim ve Köy Enstitüleri   185 Ali Galip Yener/Kemal Tahir ve Doğu-Batı Ekseninde Türk Aydınında Kimlik Meselesi   193 Süleyman Ceran/Kemal Tahir’in Romanlarında Anadolu Coğrafyası ve Anadolu ‹nsanı   199   II. Bölüm: ROMANCI OLARAK KEMAL TAHİR (210-305) Nilay Işıksalan/Kemal Tahir’in Tarih Anlayışı ve Romancılığı   210... Devamı

yeni adreslerimden birisi....

2011-06-30 15:54:00

http://www.yeryurt.blogspot.com/ Devamı

HECE DERGİSİ GEZİ ÖZEL SAYISI

2011-06-01 18:35:00
HECE DERGİSİ GEZİ ÖZEL SAYISI |  görsel 1

HECE Devamı

hece dergisi GEZİ ÖZEL SAYISI

2011-06-01 18:34:00

Hasan Aycın/Çizgi 5 I. Bölüm: DÜNDEN BUGÜNE GEZİ (6-128)   M. Kayahan Özgül/Demir Asâ Demir Çarık… 6 Vefa Taşdelen/Felsefe: Döne Dolaşa 29 Nalân Yıldız Özgül/Kalem Süvârisinin Metafizik Seyahati 42 Ali K. Metin/Hikayenin Ötesi/Özü, Hakikatin Tecrübesi 52 Sadık Yalsızuçanlar/Bir İletişim Dili Olarak Seyahatname 56 Kenan Çağan/Seyahatten Turizme Bir Devinim Hikayesi 62 Ali Galip Yener/Flâneur’den Turiste Doğru: “Aylak Adam” fiimdi Nerede? 70 Köksal Alver/Tebdil-i Mekân: Seyahatin Anlamı Üzerine 74 İsmail Sert/Yolculuğun İşaretleri 77 Yunus Develi/Medeniyetimizde Seyahat Duyarlığı ve Anlamı 81 Osman Bayraktar/Yolun Öğrettikleri 85 Murat Erol/Jön Türkler’in Modernleşme Seyahatleri 88 Ali Göçer/Dağla Fısıldaşmalar Kentle Konuşmalar 97 Mahfuz Zariç/Turna’dan Leyleğe Halk Şiirinde Göçmen Kuşlar 102 Selahattin İpek/Osmanlı Padişahları ve Seyahat 117 Mahmut Hakkı Akın/Seyahat ve Değişim 122 Dinçer Ateş/Sanal Dünyada Sanal Geziler ve Gezi/Gezi Yazısı ve Kültürüne Etkileri 126 II. Bölüm: GEZİ EDEBİYATI VE DİLİ (129-254) Necati Mert/Edebiyatta Anlatım Tekniği Olarak Gezi/Seyahat 129 Abdurrahim Karadeniz/Seyyahın Dili; Gerçekçiliği ve İmkânları 137 Ertan Örgen/Edebiyat Tarihleri ve Gezi Türü 141 Şahin Köktürk/Halk Edebiyatında Seyahat 145 Seyfeddin Duman/Seyahati Tercüme-i Hakikat Olarak Algılamak Yahut Tanzimat ve Servet-i Fünun Edebiyatında Seyahat 151 Salih Nurdağ/Gezinin Cumhuriyeti ve Cumhuriyetin Gezisi Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında Gezi 177 Necip Tosun/Bir Anlatım Tekniği Olarak Halk Hikâyelerinde Seyahat 186 İkbal... Devamı

RASİM ÖZDENÖREN

2011-02-27 17:44:00
RASİM ÖZDENÖREN |  görsel 1
RASİM ÖZDENÖREN |  görsel 2
RASİM ÖZDENÖREN |  görsel 3
RASİM ÖZDENÖREN |  görsel 4

RASİM ÖZDENÖREN, HECE DERGİSİ... Devamı

RASİM ÖZDENÖREN: YERLİ YERİNDE BİR DÜŞÜNCE

2011-02-27 17:40:00

RASİM ÖZDENÖREN: YERLİ YERİNDE BİR DÜŞÜNCE   MURAT EROL HECE DERGİSİ OCAK 2011   Bir kuşağın sembol isimlerinden olan Rasim Özdenören, sadece o kuşak içinde nostalji ile anılan bir yazar ve düşünce adamı olarak değil, 1970’li yıllardan bu yana fikirleriyle etkisini sürdürmüş önemli bir yazarımızdır. 1940 yılında doğmuş olması tek parti döneminin sonlarını görmüş olması, yine Demokrat Parti dönemi de hafızasında yer bulması demektir. Diğer yandan 27 Mayıs darbesi, 60’lı yıllar, 70’li yılların kaos ortamı, 12 Eylül, Özal, Sovyetlerin yıkılışı, pop çağı 90’lı yıllar, Refah Partisi, 28 Şubat, 11 Eylül, AK Parti Dönemi… Tüm bu kritik olay, kişi ve dönemlerin bizzat şahidi de olmuş demektir. Türkiye’nin belli kırılma dönemlerindeki (Tanzimat, Cumhuriyet…) değişimlerini eleştiren bir düşünce adamının, bu ülkenin geçirmiş olduğu yeni değişimleri görmesi, bunları ele alması son derece dikkate değerdir. Yetmiş yaşındaki Özdenören’in hayatının 50 yılının Soğuk Savaş döneminde yaşanmış olmasının fikirlerinin konjonktürel bir dalgalanma, yine dönemsel tepki ve tavırların altında kaldığı söylenemez. Örneğin yazılarında Soğuk Savaş dönemi, bir çok fikir adamının yoğun bir şekilde ele aldığı Sovyetler veya komünizm konusu fazla bir yer tutmaz. Bunlar sadece örnek ve atıf olarak kalırken, örneğin materyalizm ve diğer felsefi görüşler daha temel bir konu olarak yer tutar. Asli konular üzerinde durmayı, temel sorunları güncellemeyi, her hangi bir komplekse kapılmadan belli kişi (Örneğin Âkif) ve belli konuları (Örneğin Modernizm, Reformcu İslâm düşüncesi) eleştirmekten geri durmamıştır. Özdenören fikri olarak olduğu kadar g... Devamı

şemsiye

2011-02-27 00:09:00
şemsiye |  görsel 1

ıslak ıslak... Devamı

ŞEMSİYE’NİN KAPATTIKLARI

2011-02-27 00:05:00

 ŞEMSİYE’NİN KAPATTIKLARI   HECE DERGİSİ ŞUBAT 2011       Murat EROL     Işık Yanar, ikinci romanı Şemsiye Tamircisi’nde (Şule Yayınları, 2010, 174 sayfa) İstanbul’dan bir taşra kasabasına göçüp, orada hayatını sürdüren Refik Gönen’i, kasabalıları ve Refik’in “gizli görevini” anlatıyor.     Roman üzerinde değini ve yorumlarda bulundukça, bir şekilde romanın ilgili kısımlarına atıfta bulunacağız. Ancak giriş babında kısa bir özet vermek mümkün: Yaşadıkları kasabada şemsiye tamirciliği yapan Refik Gönen ve ailesi yıllar önce İstanbul’dan bu kasabaya, burasıyla görünür hiçbir bağları olmadığı halde, taşınmışlar ve burada yaşama başlamışlar. Eşi Refika, kızı İmran, oğlu İsa. Diğer kasabalılar için kapalı bir kutu olan aile, İmran ve İsa ile halkla bir bağ kurabilmiş. Kasabaya gelen bir Hıristiyan Peder’in araştırmaları konu edildikçe şemsiye tamircisi Refik’in gerçek görevi ve bunun geleneksel arka planı ortaya çıkıyor. Refik, Mesih Camii’nde görevlidir, yani İmam dışında farklı bir görevi vardır. Bu görev yıllarca bu kasabada yaşayan ve şemsiye tamirciliği ile uğraşan kişilerce sırasıyla yürütülmektedir. Bu eksende kısa bölümler halinde hem aile hem kasabalılar konu ediliyor.   Romanda en başta dikkatimi çeken Işık Yanar’ın ayrıntılara olan ilgisi oldu. “Ayrıntı” tartışmasında; kimileri, daha sonra metnin bir yerinde karşımıza çıkmayacak, bir işe yaramayacak, bir şekilde tekrar gündeme gelmeyecek bir “şey”e varlık alanında yer bulmak mantıksız derken; kimilerine göre ise, daha sonra patlamayacak olsa dahi duvardaki silahtan bir estetik obje veya a... Devamı